Gel dinle, çok acayip bir tesisle tanıştıracağım seni. Bir Hobbit köyü. Minik minik evler. Küçük bir meydan. Geceleri milyon tane yıldız. Sabahları deniz manzaralı terasta kahvaltılar.

Tamamen şansa buldum burayı ben; hatta kısaca şöyle oldu: booking’e gir, Kavala ve etrafında grup halinde kalınacak yer ara, bul, enter, rezervasyon yap. Seçicilik seviyem müthiş. Şans seviyem arş.

Akontisma, Nea Karvali’de. Nea Karvali minik bir yer. Mübadele zamanında Şişmanoğlu adındaki bir çiftlik sahibi, Kapadokya-Gelveri mübadillerine arazilerinin bir kısmını tahsis ediyor. Bu mübadillerin torunları, bugün hala köyde yaşıyor.

Gelelim Akontisma ve Kaplanis’e. Kaplanis bu mübadil torunlarından. O zamanlar Nea Karvali’de dökük bir amfitiyatro var. 20’li yaşlarındayken daha, Kaplanis  burayı gözüne kestiriyor, hedef büyük “ben burayı renove edeceğim ve burada festivaller yapacağım.” Öyle böyle… Kaplanis gerçekten de kullanımını alıyor o amfitiyatronun, renove ediyor, ve diyor ki “buraya sanatçılar gelecek, gelecek ama nerede kalacak?” Sanatçılara konaklama yerleri yapayım derken, bir bakıyorlar ki toprak altından eski bir yerleşim yerinin kalıntıları çıkıyor. Araştırıyor, tarıyor. Eskiye dönersek, ama çok eskiye… burası Romalılardan beri han olarak kullanılmış; Constantinople’e gidenler, Haçlı Seferi’nin yolcuları buradaki o eski handa konaklıyor. Uzun lafın kısası, bugün bizim kaldığımız o yer, Akontisma, 900 seneden fazla zamandır bir konaklama noktası.

Nerede?

Akontisma’nın olduğu Nea Karvali, Kavala’ya 12km uzaklıkta. Köyün kendi plajı var, hem de şezlonglu tavernalı filan; istersen 20-25 dakikada Kavala yönündeki plajlara, 30 dakikada da Keramoti yönündeki plajlara gidebilirsin.

Ne yenir?

Otelin kahvaltısı gayet başarılı, Kaplanis’in eşi (ismini hiç sormamışım! ama o kadar çok Maria tipi vardı ki kendisinde, kesin Maria’dır bence) elleriyle yumurtalı ekmek hazırlıyor. Sadece kahvaltı var, başka yemek servisleri yok.

Bir sabah da otelden 1km ötedeki börekçi Yorgo’dan börek alıp gel otele. Tabelasını görmemen imkansız, kocaman Niğde-Aksaraylı börekçi Yorgo yazıyor tabelada 🙂

   

Niye gidilir?

Herkes kendi taş evinde kalıyor. Odalar geniş. Kalabalık bir grup gidersen, evlerin yerleşimi, minik meydanı ile kendi küçük köyünde kalıyormuşsun havası var. Hatta kendi küçük köyünün antik alanını (Evet!) ve şapeli ziyaret edebilir, tesisin bitişiğindeki patika yolu takip edip MÖ4.yy’dan kalan Akontisma Kalesi’nin kalıntılarını görebilirsin. Kaplanis’ten hikayeyi kendin dinleyebilir, ortak alanda duvarda duran Karamanlıca gazeteyi beraber okumayı deneyebilirsin.

Bonus: Kavala kurabiyeleri de bu köyde üretiliyor.

Ne yapılır?

Köyün kendi plajı var demiştim. Onun dışında huzur, sakinlik. Gideceğin yere göre 15-30 dakika arasında yol yapıp, Kavala, Xanthi, Keramoti’yi de ziyaret edebilirsin.

Kim gitsin?

Otel yerine, farklı bir yerde konaklamayı seviyorsan kaçırma burayı. Müthiş bir emek var burada. Bir adamın neler yapabileceğini görmek istersen git. Mübadele ile ilgili merakın varsa, Kaplanis bir derya deniz. Sakin bir yerde konaklayayım, şehir hayatı istersem 10-15 dakika yol yaparım ben diyorsan sana uygun.

Ne zaman?

Yaz-kış. Kış için, şöminesi de olan ortak bir yaşam alanı var; eğer kalabalık gidilirse kışın da tadından yenmez bence. Bu tip yerlerin mutlaka büyük bir mangalı oluyor. Ben mesela, buraya kalabalık bir grupla havalar soğuduğunda da gidip, o mangalı bulup sucuk yapmanın hayalindeyim.

 

Nasıl?

Egnatia Odos’tan, Kavala’ya gelmeden önce, Nea Karvali sapağından gir; köyün bittiği noktada sola doğru Akontisma Village tabelasını ve kırmızı turistik Akontisma Castle yol tabelasını göreceksin.

Tavsiye

Kaplanis’i tanıman lazım. Acayip bir adam. Elinde sopasıyla, Gandalf gibi etrafta dolaşan bir büyücü. Sırf onunla tanışmak, oturup iki sohbet etmek için bile gidilir.

Bu arada unutma, ev sahibin benim Yunan karasularında duyduğum en iyi Türkçeyi konuşuyor.